ABD ve İran arasındaki nükleer gerilim devam ederken, İsrail'in olası ilk saldırı planları ile yeni müzakerelerin detayları gündemi meşgul ediyor.
ABD merkezli Politico haber sitesine göre, gizli kaynaklar ABD Başkanı Donald Trump’ın danışmanlarının, İran’a ilk saldırıyı İsrail’in yapmasını savunduğunu öne sürdü. Bu saldırının, İran’ı misillemeye sevk edecek ve Amerikan askeri harekatını destekleyecek bir adım olarak görülüyor.
Kaynaklar, İsrail’in öncelikle tek başına hareket etmesinin, İran’ın karşılık vererek ABD’yi harekete geçirmesinin siyasi açıdan daha avantajlı olabileceğini düşünüyor. Bu gelişmelerin ardından, İran’a karşı ortak bir Amerikan-İsrail operasyonunun her iki tarafça da muhtemel görüldüğü belirtiliyor. En yakın isimler, İran’a saldırının kesin olmasına işaret ederken, bu planların yüksek kayıplar ve büyük siyasi riskler barındırdığı vurgulanıyor.
Öte yandan, Beyaz Saray sözcüsü Anna Kelly, konu hakkında yaptığı açıklamada, “Başkan Trump’ın ne yapacağını yalnızca kendisi bilir” ifadelerini kullandı. Washington'daki İsrail Büyükelçiliği ise konuyla ilgili yorum yapmaktan kaçındı.
Gözler şimdi, Cenevre’de yapılacak ABD-İran üçüncü tur dolaylı müzakerelere çevrilmiş durumda. Amerikan yetkililere dayandırılan haberlere göre, Trump yönetimi, İran ile yapılacak herhangi bir nükleer anlaşmanın “süresiz” olarak yürürlükte kalmasını istiyor. Ayrıca, Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff’un, İran’a önemli nükleer kısıtlamaların sona erdiği bir sözleşme imzalatma fikrini savunduğu iddia ediliyor.
Witkoff, ABD’nin yaklaşımını, İran’ın kalıcı taahhütler vererek nükleer üretim faaliyetlerini durdurmasını beklemek şeklinde tanımladı. Bu durum, zamana bağlı kısıtlamaları dışlıyor ve Obama döneminde imzalanan anlaşmalardaki sınırlamaların uzun vadeli olmadığını gösteriyor. Trump ise, bu anlaşmayı, İran’ın verilen sözleri yerine getirmemesine neden olabilecek bir yapı olarak eleştirerek, çekildiği anlaşmayı iptal etmişti.
İsrail ve ABD’nin Haziran 2025’te İran’a yönelik tehditleri ve askeri yığınağı devam ederken, bölge ülkeleri ve Umman’ın arabuluculuğunda yeniden müzakere süreci başlamıştı. Son olarak, 6 Şubat’ta Umman’da, sonra yeniden Cenevre’de görüşmeler sürdürülmüş ve ilerleme kaydedildiği belirtilmişti. Müzakerelerde, İran’ın zenginleştirme faaliyetleri ve yaptırımların kaldırılması gibi detaylar ele alınırken, taraflar arasında güvenlik ve doğrulama mekanizmaları tartışılıyor.