ABD ve İran arasındaki gerginlik devam ederken, Trump’ın tutumu ve İran’dan gelen tepkiler bölgedeki dengeleri etkiliyor. Amerikan CNN televizyonuna konuşan El-Gamal, ABD Başkanı Trump’ın Beyaz Saray’daki İran değerlendirmelerine tepki gösterdi. El-Gamal, Trump’ın sözlerinin İran’da “ABD Başkanı’nın çaresizliği” olarak anlaşıldığını belirterek, “Trump’ın saldırgan söylemleri, çatışmayı sona erdirme konusundaki çaresizliğini gösteriyor” dedi.
El-Gamal, devamında İran rejiminin, Trump’ın sözlerinden aslında anlaşma yapma konusunda umutsuz olduğunu fark ettiğini ifade etti. “ABD ve Körfez müttefikleri ile küresel enerji piyasalarına bu maliyetleri yüklemeye devam ederse, İran kendi şartlarıyla müzakere masasına oturma şansını artırıyor,” diye ekledi.
Trump’ın tutumu ve bölgedeki gelişmeler, çatışmaların sonlandırılmasını zorlaştırıyor. El-Gamal, Trump’ın son dönemde müzakere çağrıları ve gerilimi tırmandırma tehditleri arasında tutarsız bir pozisyon izlediğine dikkat çekti. “Geçen haftaya göre daha yakın değiliz çünkü Trump aynı şeyleri yapmaya devam ediyor ve pozisyonlar arasında gidip geliyor,” diyerek sözlerine devam etti. “Bir anlaşma bize vermezseniz sizi taş devrine geri götürürüz diyerek, düşmanı müzakere masasına getirmeniz pek mümkün değil,” ifadesini kullandı.
El-Gamal, 2008-2015 yılları arasında ABD Savunma Bakanlığı’nda Orta Doğu danışmanı olarak Irak, Lübnan ve Suriye konularına odaklanmıştı. Bu önemli deneyimiyle bölgedeki gelişmeleri değerlendiren uzman, güncel duruma ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
Trump, Beyaz Saray’daki ‘Ulusa Sesleniş’ adlı konuşmada, İran’la ilgili gelişmeleri ve stratejilerini paylaştı. Hedeflerinin çoğuna ulaştıklarını ve yakın zamanda İran’a karşı operasyonları tamamlayacaklarını ifade etti. Aynı zamanda İran’ı “Taş Devri’ne” göndermeyi hedeflediklerini belirtti. Trump, bölgedeki müttefiklerine ve özellikle İsrail, Suudi Arabistan, Katar, BAE, Kuveyt ve Bahreyn’e teşekkürlerini sundu ve bu ülkelere destek olmaya devam edeceklerini açıkladı.
ABD Başkanı, ayrıca NATO ülkelerinin Hürmüz Boğazı’nı kolayca kontrol edebileceğini iddia etti ve Orta Doğu’daki petrol bağımsızlığı konusunda önemli bir mesaj verdi. “Orada olmak zorunda değiliz, petrol ihtiyaçlarımız yok. Ama müttefiklerimize yardım etmek için oradayız,” dedi.