ABD ve İran arasındaki dolaylı görüşmelerde henüz çözüm bulunamaması, bölgedeki tansiyonu yükseltiyor. ABD Başkanı Donald Trump, Çin’den dönüşünde İran konusunda yeni bir adım atma beklentilerinin olduğunu vurguladı. Trump, Çin lideri Şi Cinping ile Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve İran’ın nükleer silah üretiminin engellenmesi konularında fikir birliği sağlandığını söylese de, somut bir gelişme yaşanmadı. Çin Dışişleri Bakanlığı ise temasların sonucunda “kapsamlı ve kalıcı bir ateşkes” çağrısı yapmaktan öteye gidemedi.
Gelecek hafta kritik gelişmeler yaşanabilir. Trump’ın askeri müdahale seçeneklerini yeniden gündeme getirdiği ve İsrail’deki kaynakların saldırı hazırlıklarını sürdürdüğü iddia ediliyor. New York Times ise “güçlü hazırlıkların” yapıldığını ve Trump’ın kararı halinde İran’a yoğun hava saldırıları düzenlenebileceğini öne sürdü. Ayrıca, İran’daki uranyum maddelerini ele geçirmek amacıyla özel harekat birliklerinin sahaya sürülebileceği belirtiliyor. Bu planlar kapsamında, İran’ın nükleer tesisleri ve petrol ihracatı merkezleri hedef alınacak.
İrán Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, uranyum zenginleştirme konusundaki müzakerelerin İran’ın ülke içi kararlarıyla belirsizliğe sürüklendiğini söyledi. Moskova ile yeni görüşmelerin gündemde olduğunu belirtti. Bu arada, ABD donanmasının en büyük gemisi USS Gerald R. Ford’un yaklaşık 11 aylık görev sonrası ABD’ye döndüğü açıklandı. ABD Başkanı Trump ise İran’a karşı kısa sürede büyük bir saldırı yapabilecek güçte olduklarını belirtti. Trump, “Her şeyi iki günde yok edebiliriz” diyerek, İran’ın altyapısına karşı sert ifadeler kullandı. Ayrıca, çözüm seçeneklerinin askeri ya da diploması olabileceğini, İran tutumuna göre karar verileceğini vurguladı.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ise İstanbul’da ABD ve İran temsilcileriyle görüşmeler yaptı. Bu temaslar, bölgesel gelişmeler bağlamında önemli adımlar olarak değerlendiriliyor. Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile yaptığı zirve sonrası yaptığı açıklamada, Tayvan konusunda da net mesajlar verdi. Çin’in egemenlik iddialarına karşılık, Tayvan’ın bağımsızlığı vurgulandı. Tayvan Dışişleri Bakanlığı, Pekin’in egemenlik iddiasını reddetti ve ülkenin bağımsız olduğunu belirtti. Bu gelişmelerin ardından, ABD’de yayınlanan Time dergisi, Trump ve Şi’nin görüşmesini kapak yaptı. Dergi, görüşmenin güç mücadelesine işaret ettiğini ve Trump’ın geri planda kaldığını öne sürdü.