ABD, İran ile 17 Şubat'ta yapılan ikinci tur nükleer görüşmelerinin başarısız olmasının ardından bölgedeki askeri varlığını hızla artırdı. The Washington Post'un analizine göre, uçuş takip verileri ve uydu görüntüleri, bölgede 150'den fazla askeri uçağının Avrupa ve Orta Doğu’daki üslere kaydırıldığını ortaya koyuyor. Katar'daki El-Udeid Hava Üssü, Ürdün'deki Muwaffaq al Salti Hava Üssü ve Suudi Arabistan'daki Prens Sultan Hava Üssü’ne dağılan bu uçaklar, bölgedeki askeri hareketliliğin en üst seviyeye çıktığını gösteriyor.
Mevcut askeri yığınak, 2003 Irak Savaşı öncesinden bu yana bölgede görülen en büyük ABD askeri varlıklarından biri olarak değerlendiriliyor. Ayrıca bölgede USS Abraham Lincoln ve USS Gerald R. Ford uçak gemilerine ait filolar da bulunuyor. Girit Adası yakınlarındaki Girit açıklarında görüntülenen USS Gerald R. Ford, Orta Doğu’ya sevk edilen ikinci uçak gemisi oldu. Bu durum, bölgedeki ABD’nin askeri gücünün ciddi boyutlara ulaştığını gösteriyor. Yunanistan'ın en çok okunan haber sitelerinden in.gr, bölgedeki bu gelişmenin İran’a karşı yeni stratejik hamlelerin sinyali olduğunu öne sürüyor.
Dünya Barış Konseyi üyesi Uluslararası Barış için Helenik Komitesi ise yaptığı açıklamada, bölgedeki Amerikan askeri gücünün İran ve bölge halkları etrafında savaş çemberini daralttığını ve potansiyel bir çatışma riskinin arttığını vurguladı. Washington Post tarafından yayımlanan uydu görüntüleri ve videolardan elde edilen verilere göre, savaş uçakları Girit'teki Hanya havaalanında yoğunlaşmış durumda. Ayrıca, USS Abraham Lincoln ve USS Gerald R. Ford uçak gemileri, elektronik harp ve yakıt ikmal uçaklarıyla donatılmış halde bölgede aktif. Uzmanlar, bu yığınakların uzun süreli ve yüksek yoğunluklu olası bir askeri operasyonun habercisi olabileceğini söylüyor.
Verilere göre, yeni konuşlandırılan uçakların yarısından fazlası Avrupa’daki üslere intikal etti. Bu hareket, İran füzelerinin menzili dışında kalma stratejisiyle bölgesel tehdidi azaltmaya yönelik bir adım olarak yorumlanıyor. Uçuşlarda büyük bölümünü nakliye ve yakıt ikmal uçakları oluştururken, muharip uçakların büyük çoğunluğu gizlilik sebebiyle uydu görüntüleriyle takip edilemiyor. Bölgedeki envanter ise yaklaşık 84 F-18E/F, 36 F-15E, 48 F-16C/CJ/CM ve 42 F-35A/C jetinden oluşuyor. Ayrıca, elektronik savaş ve yakın hava desteği uçakları ile destek sistemleri de yer alıyor.
ABD'nin Haziran 2025'te İran'a yönelik planladığı olası saldırılar için envanterinde özellikle B-2 bombardıman uçaklarına herhangi bir hareketlilik gözükmemektedir. Bu gelişmeler, İran ile olası yeni bir çatışmanın eşiğinde olunabileceğini gösteriyor. Öte yandan, ABD Başkanı Donald Trump, İran hakkındaki tutumunu son kongre konuşmasında özetlemiş; İran'ın “yeniden karanlık emeller peşinde” olduğunu iddia etmiş ve herhangi bir anlaşma yapmayı amaçladıklarını belirtmişti. İsrail'in bölgedeki hava gücü de dikkat çekiyor. İsrail, toplamda 66 F-15I/C/D, 173 F16I/C/D ve 48 F-35 savaş uçağı ile İran’a karşı savunma ve saldırı kapasitesini güçlendirmeye devam ediyor. Ayrıca, özel görev amaçlı F-22 Raptor savaş uçaklarının taşınması da bölgesel tehdit algısını artırıyor. Beyaz Saray yetkilileri ise, Trump’ın önceliğinin her zaman diplomasi olduğunu, gerekirse askeri gücü kullanmaya da hazır olduklarını belirtiyor. İran’a ait nükleer tesislerin tamamen yok edildiği açıklamasıyla İran’ın nükleer tehdit oluşturabilecek kapasitenin sona erdiği iddia ediliyor; fakat bölgedeki olası yeni çatışma senaryoları devam ediyor.