ABD, Grönland’ı topraklarına katmak ve bölgedeki gücünü artırmak amacıyla farklı seçenekleri masaya yatırıyor. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Grönland’ın edinilmesinin Amerikan ulusal güvenliği için öncelikli olduğunu belirtti ve çeşitli olasılıkları değerlendirdiklerini dile getirdi. Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise, Kongre üyelerine, Donald Trump’ın tercih ettiği seçeneğin Grönland’ı Danimarka’dan satın almak olduğunu aktardı.
Ancak, Amerikan içindeki siyasi tartışmalar da yoğun. Demokratların önde gelen isimleri, Trump’ın askeri müdahale fikrine sert tepki gösterirken, Arizona Senatörü Ruben Gallego, Trump’ı halkın iradesine karşı hareket etmekle suçladı ve bu fikre karşı kararname hazırlayacağını duyurdu. Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson da, askeri harekâtın uygun olmadığını ifade etti. Kansaslı Cumhuriyetçi Senatör Jerry Moran ise, “Bu bizim işimiz değil” diyerek görüşlerini paylaştı.
Danimarka medyası Berlingske’nin haberine göre, 1952’de hazırlanan ve Danimarka ordusunun saldırıya karşı hazırlıklı olmasını sağlayan bir karar, ulusal topraklara yönelik saldırılarda karşılık verme yetkisini veriyor. Paris ve New York gibi büyük şehirleri etkileyebilecek bu gelişmeler ışığında, siyasi ve askeri yönetimler dikkatlice hareket ediyor.
ABD’deki gelişmelerin yanı sıra, uluslararası arenada İran’daki gösteriler devam ederken, ABD’li Senatör Lindsey Graham, İran’da protestoculara yönelik baskıların sürdüğü bir ortamda, ülkenin dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’i “öldüreceği” iddiasıyla gündeme geldi. Graham, İran’daki değişimin Orta Doğu’da önemli bir dönüşüm olacağını öne sürdü. İran’da ise 30’dan fazla kişinin hayatını kaybettiği, binlerce kişinin gözaltına alındığı gösteriler devam ederken, İran Ordu Komutanı Emir Tümgeneral Emir Hatemi, düşmanlara karşı sert yanıtlar vermeye devam edeceklerini belirtti.