ABD’nin bölgedeki tutumu, NATO ve Avrupa ülkelerinde alarm zillerini çaldı. Geçmişte uzun süredir tartışılan ve son dönemde iyice gün yüzüne çıkan Grönland meselesinde, Beyaz Saray’ın bölgeyi satın alma veya askeri müdahale seçeneklerini düşündüğü ortaya çıktı. Danimarka’ya bağlı olan ve Avrupa’nın desteğiyle korunan bu bölge, ABD için kolay lokma olmaktan uzak görünüyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, önümüzdeki hafta Danimarka ile görüşerek bölgeyi konuşacaklarını ve Amerikalı yetkililerin niyetinin askeri güç kullanmaktan çok bölgeyi satın almak olduğunu yineledi. Beyaz Saray da, Başkan Trump ve ekiplerinin, bölgeyi almak olasılığını aktif şekilde değerlendirdiğini açıkladı.
Askeri seçenekler ise halen masada bulunuyor. ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, “Gerekirse ne kadar ileri gidebilirsiniz?” sorusuna, “Başkanın, gerektiği kadar ileri gitmeye hazır olduğunu düşünüyorum” diye cevap verdi. Avrupa’nın bu konuda gösterdiği sert tepkilere rağmen, Çin ve Rusya’nın artan jeopolitik hamleleri nedeniyle bölge önemli bir stratejik merkez haline geliyor. Danimarka basını ise, olası Amerikan askeri müdahalesi durumunda kendi kuvvetlerinin derhal karşılık verebileceğini aktardı. Bu gelişmeler, bölgedeki güç savaşlarını ve olası çatışma risklerini artırıyor.
Öte yandan, New York Times’ın haberine göre, 1951 tarihli bir savunma anlaşması kapsamında, ABD bölgedeki hareket alanını genişletiyor. Bu anlaşma, Washington’a, bölgedeki üslerde askeri faaliyetler yürütme ve hava-deniz trafiğini kontrol etme yetkisi tanıyor. Danimarka ise, yasal olarak bölgeyi satma veya devretme yetkisinden yoksun. Bölge halkı ise bağımsızlık referandumu yapma hakkını saklı tutuyor. Avrupa ülkeleri, ABD’nin bölgeye olası saldırı planlarına karşı birleşmiş durumda. İngiltere ve Fransa da, tarafların sert tepki gösterdiği bu kriz ortamında, bölgeye ilgilerini gösterdi.
Sosyal medyada ise Trump’ın Grönland hayalleriyle alay eden paylaşımlar dikkat çekiyor. Bir kullanıcı, Trump’ın oğlu Barron’un Danimarka Prensesi Isabella ile evlenmesi halinde, bölgenin ABD’ye kalacağı yönünde espriler yaptı. Ancak, Danimarka Kraliyet ailesinin böyle bir yetkisi veya hakkı bulunmuyor. Bu gelişmeler, bölgedeki jeopolitik gerilimi artırmaya devam ediyor.