ABD’de Beyaz Saray Yemekleri Güvenlik Açığını Gün Yüzüne Çıkardı

ABD’de Beyaz Saray Yemekleri Güvenlik Açığını Gün Yüzüne Çıkardı

  • 05 Mayıs 2026 23:30

ABD’de Beyaz Saray Muhabirleri Derneği yemekte yaşanan silahlı saldırı girişimi, güvenlik önlemlerinin yetersizliğini ortaya çıkardı. Washington Hilton Otelinde düzenlenen yemekte, federal kaynakların belirttiğine göre güvenlik seviyesi beklenenden düşük tutuldu. Olay sırasında, şüpheli Cole Thomas Allen’ın manifestosu Amerikan basınında yer alırken, Allen’ın mesajlarında siyasi öfkesini ve Trump yönetimine yönelik suçlamalarını dile getirdiği görüldü. Allen, ailesine gönderdiği mesajda “Güvenini istismar ettiğim herkesten özür dilemekle başlayayım” ifadelerini kullanırken, Trump’a yönelik sert suçlamalar ve “Af beklemiyorum” diyerek öfkesini ortaya koydu. Allen’ın sosyal medya hesaplarında Trump’ın dış politikasını eleştirdiği paylaşımlar da dikkat çekti.

Olayla ilgili CBS’e konuşan Donald Trump, manifestoda yer alan suçlamaları “hasta bir insanın saçmalıkları” olarak nitelendirerek, kendisi hakkında öne sürülen iddiaları yalanladı. Trump, “Ben tecavüzcü değilim, kimseye tecavüz etmedim, ben bir pedofildeğilim” diyerek suçlamaları reddetti. Ayrıca, Trump olayın politik politikalarla bağlantılı olup olmadığı sorusuna, “Tartışmalı politikalarım yok, endişe duymadım. Hayatı anlıyorum” şeklinde yanıt verdi. Olayın güvenlik zafiyetiyle ilgisi konusunda ise yaptığı açıklama, olayın genel güvenlik protokolüne göre değerlendirildiğini gösterdi.

Öte yandan, güvenlik açıkları da gündeme geldi. Washington Post’un haberine göre, Trump ve birçok kabine üyesinin katıldığı yemeğe, en yüksek güvenlik seviyesi yerine düşük seviyede önlemler uygulandı. Wall Street Journal ise konukların girişte sadece bir bilet veya davetiyenin kopyasını göstererek içeri girdiğini belirtti. ABD Adalet Bakan Vekili Todd Blanche, olayın güvenlik zafiyeti olmadığını, Gizli Servis’in görevlerini mükemmel şekilde yerine getirdiğini savundu. Ayrıca, Beyaz Saray Özel Kalem Müdürü Susie Wiles’ın, önümüzdeki dönemde önemli etkinliklerin güvenliği için toplantı yapacağı öğrenildi.

İlginç bir gelişme ise, Trump’tan önce Başkan Yardımcısı JD Vance’in tahliye edilmesi oldu. Gizli Servis’in Vance’i olay yerinden erken çıkarması, sosyal medyada ve basında spekülasyonlara neden oldu. Eski CIA analisti Larry Johnson, bu durumu “profesyonel prosedür hatası” olarak yorumladı. Gizli Servis yetkilileri ise, Vance’in tahliyesinin Trump’ın tahliyesinden daha hızlı gerçekleştiğini ve bunun Trump’ın isteğiyle bağlantılı olduğunu belirtti. Trump ise, olay yerinden tahliye edilmesini kendi tercihi olduğunu ve “olan biteni görmek istediğini” ifade etti.

Saldırgan Allen, manifestosunda güvenlik önlemlerini eleştirerek, otelde birden fazla silahla içeri girebildiğini ve bunun gözden kaçtığını belirtti. “Gevşek güvenlik” ifadesiyle, yabancı unsurların ağır silahlarla giriş yapabileceğine vurgu yaptı. Allen’ın duruşmasının perşembe günü yapılması bekleniyor. Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, Allen’ın Los Angeles’ta solcu aktivizme katılması, ateşli silah edinmesi ve atış poligonunda pratik yapmasıyla radikal açıklamalarda bulunduğu bilgisi paylaşıldı. Polis, Allen’ın sabıka kaydının olmadığını ve kendisini “dost canlısı federal suikastçı” olarak tanımladığını aktardı. Allen’ın sosyal medya paylaşımlarında ise Trump’ın dış politikasını eleştirdiği görüldü.

Benzer Haberler

ABD ve İran Arasında Hürmüz Boğazı Gerilimi: Trump'ın Son Hamleleri Neler Getirecek?

ABD ve İran Arasında Hürmüz Boğazı Gerilimi: Trump'ın Son Hamleleri Neler Getirecek?

ABD basınına göre Trump, İran’ın Hürmüz Boğazı planına dair son teklifleri değerlendirdi. İran ve ABD arasındaki gerilim tırmanırken, Washington’dan net mesajlar geliyor.

Köklü Bölgesel Güvenlik Krizi: İran, Hürmüz Boğazı'nı Neden Kapattı?

Köklü Bölgesel Güvenlik Krizi: İran, Hürmüz Boğazı'nı Neden Kapattı?

İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatmasıyla başlayan gerilim, bölgedeki sivil gemi trafiğinde ciddi tehditler oluşturuyor. Uzmanlar ve denizciler, risklerin devam ettiğine dikkat çekiyor.

İran ve Türkiye Arasındaki Bölgesel İlişkilerde Şii-Sünni Ayrılığı ve Tarihsel Derinlikler

İran ve Türkiye Arasındaki Bölgesel İlişkilerde Şii-Sünni Ayrılığı ve Tarihsel Derinlikler

İran ile Türkiye arasındaki_relasyonlar, tarih boyunca değişen politikalar ve bölgesel güç dengeleriyle şekilleniyor. Şii ve Sünni ayrımı, gerçek nedenler yerine jeopolitik ve medeniyet mücadeleleriyle dalgalanıyor. Bu haber, bölgedeki bu karmaşık ilişkileri ve geçmişte yaşanan kırılma noktalarını detaylıca inceliyor.