ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela’da gerçekleşen patlama ve uçak sesleri sonrası bölgedeki operasyonlara işaret etti. Caracas’ta yaşanan gelişmelerin ardından Venezuela yönetimi, ABD’yi sivil ve askeri hedeflere saldırmakla suçladı. Trump ise ülkeyi terk eden Maduro ve eşinin ülkeden çıkarıldığını ve büyük çaplı bir operasyonun gerçekleştirildiğini açıkladı. Ayrıca, ABD Adalet Bakanlığı, Maduro ve eşine ağır suçlamalar yöneltti.
Trump, Latin Amerika’daki politikalarını yeniden şekillendirirken, Monroe Doktrini’ni modernize ederek “Don-roe Doktrini” adını verdiği yeni jeopolitik stratejisini sunmaya çalıştı. Bu söylemler, Venezuela, Kolombiya ve Küba’yı hedef alan politikasının devamı niteliğinde olup, ulusal güvenlik ve enerji kaynaklarını kontrol altına alma amaçlarını taşıyor. Aynı zamanda, Grönland’a olan ilgisini yeniden dillendirerek, adanın Rus ve Çin gemileriyle çevrili olduğunu öne sürdü ve adada yeni askeri üsler aradığını belirtti.
İran’a yönelik tehditlerini de sürdüren Trump, göstericilere karşı sert müdahale uyarısı yaptı ve İran’ın yeniden sivil ölümlerine yol açması halinde, ABD’nin güçlü karşılık vereceğini vurguladı. Bu hamleler, ABD’nin küresel hegemonya mücadelesinde bölgesel güçler ve enerji kaynakları üzerindeki denetimini artırma stratejisi olarak görülüyor.
Uzmanlar, ABD’nin bu politikalarının temelinde “yakın çevre imparatorluk kuşağı” inşası ve enerji, jeopolitik kontrolü hedeflendiğini belirtiyor. Kırıkkale Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Merve Suna Özel Özcan, bu bölgelerin kritik jeopolitik önemi ve enerji koridorlarıyla ABD’nin bölgeyi kendi etki alanına alma çabasını analiz ediyor. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Ufuk Necat Taşçı ise, ABD’nin bu hamlelerinin esas amacının Çin’e karşı hegemonik duruşu korumak olduğu görüşünde.
Trump’ın bölgedeki varlığını güçlendirme ve siyasi dizayn yapma çabalarının, Monroe Doktrini’nin çağdaş yeniden üretimi olduğunu belirten uzmanlar, ABD’nin yakın çevresini yeniden imparatorluk güvenlik kuşağı haline getirmeye çalıştığını vurguluyor. Gözler, ABD’nin gelecek adımları ve özellikle Grönland’la ilgili olası yeni hamlelerde. Tüm bu gelişmeler, bölgesel ve küresel jeopolitik dengeleri yeniden şekillendiriyor.