ABD Başkanı Donald Trump, Tennessee'nin Memphis şehrinde yaptığı açıklamalarla Washington'da sarsıcı bir tablo çizdi.Trump, İran'a yönelik olası saldırı kararının perde arkasını ilk kez detaylıca paylaştı ve sorumluluğu doğrudan savunma bakanına yükledi. İran’ın nükleer silah elde etme ihtimaline vurgu yaparken, operasyonun nasıl planlandığını ve alınış hızını anlattı.
Trump, yaptığı açıklamada, İran’la ilgili kararın dar bir çevrede ve hızlıca alındığını belirterek, “Pete’le ve General Cain’le telefon görüşmesi yaptım. Orta Doğu sorunumuz İran dedim. Pete, ilk diyen sendin: ‘Hadi yapalım!’” ifadelerini kullandı. Bu açıklamalar, karar mekanizmasının ne kadar kıymetli ve dar bir çevrede alındığını gösteriyor ve Trump’ın topu kabinesine atması dikkat çekiyor.
Savaşın insani bedeline yönelik endişeler taşıyan Trump, devam eden çatışmaların ölü sayısının 60 bine ulaşabileceğine işaret etti. “Böyle devam edersek, ölü sayısı artar, 50 bin, 55 bin hatta 60 bine kadar çıkar; ya da küçük adımlar atıp sorunu ortadan kaldırabiliriz.” dedi. Bu ifadeler, sahadaki gerçeklerle uyumlu olup olmadığı sorusunu gündeme getiriyor.
ABD uzmanlarının görüşleri ise Trump’ın savaş dilini küçümseyici ve mühimmat eksikliğiyle ilgili tartışmaları gölgeleyen güç kırılmasını gösteriyor. Beyaz Saray’daki güç dengelerinin sarsıldığı bu ortamda, Trump’ın sorumluluğu diğerlerine yüklemesi dikkat çekiyor.
Öncesinde, Trump 48 saat içinde İran’la telefon görüşmesi yapabileceklerini ve Ortak Enerji Sektörü’nde her türlü askeri saldırının ertelenebileceğini duyurmuştu. İran tarafı ve diğer bölge aktörleri ise bu açıklamaları yalanlamış, müzakerelerin olduğunu ancak resmi bir anlaşma yapma girişimi olmadığını belirtmişti.