Trump’ın Çin ziyareti sırasında uygulanan güvenlik önlemleri şaşkınlık yaratmaya devam ediyor. Pekin’de üst düzey temaslar gerçekleştiren Trump ve ekibi, ülkeden ayrılmadan önce alışılmışın dışında önlemler aldı. Çinli yetkililer tarafından sağlanan delegasyon kimlik kartları, geçici telefonlar, rozetler ve çeşitli ekipmanlar, uçuş öncesinde tek tek toplanıp imha edildi. Bu prosedür, sıradan temizlikten çok, katı bir güvenlik protokolü olarak tanımlandı.
Bilgiler, uçağa binilmeden önce tüm bu materyallerin sistematik biçimde toplanıp imha edildiğini gösteriyor. Beyaz Saray personeli, bu öğeleri ayrıştırarak sistem dışında bırakmak ve güvenlik risklerini minimize etmek adına uçuş öncesi temizleme yaptı. Bir başka dikkat çekici detay ise, geçici cihazların ve kimliklerin uçağa alınmadan hemen önce atıldığı ve bu operasyonun güvenlik adına sert önlemler olarak uygulandığıdır.
En çarpıcı detaylardan biri ise, personele verilen kısa ve net talimattı: “Çin’den gelen hiçbir şey uçağa alınmayacak.” Bu talimat, ziyaret sırasında oluşan güvenlik paranoyasının sembolü haline gelirken, uzmanlar bu tür geçici cihazların özellikle istihbarat ve siber güvenlik risklerini engellemek amacıyla kullanıldığını belirtiyor. Bu önlemler, potansiyel veri sızıntılarını önlemek adına alınan en sert adımlar arasında sayılıyor.
Bu güvenlik adımlarının gölgesinde Trump, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile Pekin’deki Zhongnanhai’de görüşmeler gerçekleştirdi. İki liderin birlikte yürüdüğü ve kapalı kapılar ardında uzun toplantılar yaptığı aktarıldı. Trump’ın, görüşmeler sonrası yaptığı kısa açıklamada “Gerçekten çok iyi birkaç gün geçti” ifadelerini kullanması dikkat çekti. Ancak Tayvan ve İran konuları, iki ülkenin en kritik kırılma noktaları olmaya devam ediyor. Çin tarafına yakın kaynaklar, Xi Jinping’in kapalı görüşmelerde Tayvan konusunda atılacak yanlış adımların çatışma veya savaş riskini arttırabileceği konusunda uyarılarda bulundu.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise, Washington’un Tayvan politikasında değişiklik olmadığını vurguladı ve “Statüko korunuyor, kırmızı çizgi net” ifadesini kullandı. Bir yandan da, Trump’ın Fox News’te yaptığı açıklamada Xi Jinping’in İran’a yönelik arabuluculuk teklifinde bulunduğunu iddia etmesi, Pekin’in küresel krizlerde daha aktif rol üstlenip üstlenmediği sorusunu gündeme getirdi. Çinin bu konuda istekliliği ise hâlâ belirsizliğini koruyor.