28 Şubat, Türkiye'nin yakın tarihinde derin izler bırakan ve toplumun hafızasında önemli bir dönüm noktası olan bir müdahaledir.İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Türkiye ve bölgeyi doğrudan ilgilendiren bu dönemi, müdahalenin toplum üzerindeki etkileriyle birlikte detaylandırdı. Duran, 28 Şubat'ın sadece birkaç yıl süren bir süreç değil, milletin temel değerlerine, inancına ve bir arada yaşama iradesine yöneltilmiş planlı ve sistematik bir toplum mühendisliği girişimi olduğunu vurguluyor.
O dönemin medya manipülasyonlarına da dikkat çeken Duran, gazetelerin ve televizyonların propagandada bir silah gibi kullanıldığını, halkın yalan haberlerle yönlendirildiğini, toplumun büyük kesiminin mağdur edildiğini belirtti. Medyanın asli görevlerinin halkı bilgilendirmek ve birlik içinde hareket etmeyi sağlamak olduğunu hatırlatan Duran, bu dönemde birçok medya kuruluşunun darbecilerin emrinde hareket ettiğini ifade etti.
28 Şubat'ın milli iradeyi ve temel hak ve özgürlükleri nasıl kısıtladığını anlatan Duran, özellikle gençlerin hayallerinin ve geleceklerinin nasıl çalındığını vurguladı. Katsayı adaletsizliği ve eğitimden çalışma özgürlüklerine kadar pek çok alanda gençlerin mağdur edildiğine dikkat çekti. Duran, bu saldırıların doğrudan muhafazakar ve dindar kesimleri hedef aldığını sözlerine ekledi.
Türkiye'nin vesayet düzeninden kurtuluş hikayesini anlatan Duran, 28 Şubat'ın kısa sürede sona ermiş olmasına rağmen, bu saldırının milletin dirayeti ve ferasetiyle başarısızlığa uğratıldığını belirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde siyasette ve toplumda gerçekleşen değişimin, vesayetçi anlayışın gerilemesine vesile olduğunu vurguladı. Bu hareketin demokratikleşmeyi ve özgürlükleri genişletmekte en büyük adım olduğunu kaydetti.
Son olarak, Duran, Türkiye Yüzyılı vizyonuyla yeni ve kapsayıcı bir siyasi iklim inşa edildiğine işaret etti. Bu süreçte milli birlik ve beraberliğin güçlendirilmesi, yeni anayasanın yapımı ve özgürlüklerin genişletilmesinin en büyük hedefler olduğunu dile getirdi. Ayrıca, medya ve dijital platformların dezenformasyona karşı etkin mücadeleye devam edeceğinin altını çizdi. Bugün, geçmişin yanlışlarından ders çıkararak, milletimizin daha özgür ve güçlü yarınlara yürüyeceğine inanıyoruz.