Türkiye sermaye piyasaları, 2025 yılında dönüştürücü ve güçlendirici adımlar atmaya hazırlanıyor. Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği Başkanı Pamir Karagöz, yaptığı değerlendirmede, küresel belirsizliklerin arttığı bu dönemde Türkiye'nin finansal istikrar ve güveni koruyan adımlar attığını belirtti. 2025’in, ekonomik büyümeden çok kalite ve yapısal gelişmelerin ön plana çıkacağı bir yıl olacağını ifade eden Karagöz, sermaye piyasalarının direnç ve dönüşüm kapasitesinin yüksek olduğunu vurguladı.
Yerli yatırımcıların pay senedi ilgisinin düşmesine rağmen, portföy yönetim şirketleri tarafından yönetilen fonlara olan talebin artmasının piyasaların kurumsal yapısını güçlendirdiğini belirtti. Aynı zamanda halka arzlar ve borçlanma araçlarıyla reel sektörün finansmanını sürdürülebilir ve sağlıklı tutmaya devam ettiğini dile getirdi. 2025 yılı, niceliksel büyümeden çok niteliksel dönüşümün öne çıktığı bir yıl olacak; piyasalarda derinleşme ve çeşitlilik artacak.
Pamir Karagöz, önümüzdeki dönemde sermaye piyasalarının en önemli önceliklerinin güveni korumak, tasarrufları uzun vadeli ürünlere yönlendirmek ve finansal okuryazarlığı artırmak olduğunu belirtti. Yeşil tahvil ve karbon piyasası gibi sürdürülebilir finans ürünlerinin gelişiminin yanı sıra, dijitalleşme ve kripto varlık düzenlemelerine uyumun da temel hedefler arasında olduğunu söyledi. Ayrıca, kurumsal yatırımcı tabanını güçlendirecek emeklilik sistemleri ve yatırım fonlu hayat sigortaları gibi projelerin hayata geçirilmesine odaklanacağını paylaştı.
Yatırımcı tabanının büyümesi ve gençleşmesiyle, kadın yatırımcı oranlarında da belirgin artışlar gözleniyor. 2021’den bu yana halka arzlar sayesinde şirketler yaklaşık 10 milyar dolar kaynak sağladı ve reel sektör, 1500’ü aşkın borçlanma aracıyla toplam 18,9 milyar dolar finansman elde etti. 2025 itibarıyla borçlanma araçlarının sayısı 73’e ulaşmış durumda. Bu gelişmeler, finansman kanalının güçlenmesine işaret ediyor.
Gelecek dönem beklentilerine değinen Karagöz, faiz indirimlerinin devam edeceğini ve yerli yatırımcıların ilgisinin artacağını öngörüyor. Küresel risk iştahının yeniden toparlanmasıyla yabancı yatırımcı girişlerinin hız kazanmasını bekliyor. Ayrıca, teknolojik ve sürdürülebilir projelerin piyasalarda daha fazla yer alacağı, yapay zeka ve blockchain gibi alanların finans sektöründe giderek artan bir yer tutacağı da görülüyor. Faiz politikalarının istikrarlı sürdürülmesi halinde, 2026 yılında da pozitif gelişmelerin devam edeceğine inanıyor.